EFLİN ( cennet açılan kapı )

12/4/2008 - Sana o mu'cize yetmez mi ?



Hazret-i Alîden (r.a) rivâyet edilir. Evvelâ islâma gelen, Ebû Bekrdir (r.a). Hazret-i Resûl-i ekrem(s.a.v) ile ilk önce kıbleye durup, nemâz kılan Ebû Bekrdir. Ebû Bekrin (r.a) islâma geliş sebebi şöyle idi:

Hazret-i Ebû Bekr önceleri tüccâr idi. Sefer ve ticâret yapardı. Ekserî Şâma giderdi. Seferde iken, bir gece rü'yâ gördü ki, gökden ay inip, kucağına girdi. Ebû Bekr, iki eliyle onu kucakladı ve sînesine basdı. Uyandı. Yemlîhâ adında meşhûr bir râhib var idi. Ona varıp, rü'yâsını ta'bîr etdirdi. Râhib dedi ki,

- Sen nerelisin?

Ebû Bekr dedi;

- Arz-ı Hicâzdanım.

Tekrâr sordu:

- Ne iş yaparsın.

Ebû Bekr,

- Tüccârım, dedi.

Râhib dedi ki,

- Yâ Arabistanlı kişi. Bu rü'yâda, sana büyük müjdeler vardır. Ta'bîrini ister isen, ücretini ver, dedi.

Ebû Bekr (r.a) oniki dînâr çıkarıp, verdi.

Râhib dedi ki:

- O ay ki, gökden sana indi. Âhır zemân Peygamberidir. Yakınlarda zuhûr edecekdir. Sen Onun hayâtında iken vezîri olursun. Sonra halîfesi olursun. Yâ Arabistanlı kişi. Eğer ben sağ iken, Ona yetişir isen, bana haber ver. Ona varıp, buluşayım. Eğer ben dünyâdan gitmiş isem, selâmımı ona ulaşdırırsın. Ben Onun dînine girdim ve ümmetinden oldum. Beni âhıretde şefâ'atinden unutmasın.

Hazret-i Ebû Bekr (r.a),

- Bana bir mektûb ver, dedi.

Râhib, oniki satır bir mektûb yazıp, Ebû Bekre (r.a) verdi. O mektûbun mevzû'u şu idi.

(Esselâmü aleyke yâ Muhammed bin Abdüllah el Mekkî el Medenî el tehamî, salevâtullahi teâlâ aleyke ve selleme. Hakîkaten sen âhır zemân Peygamberisin! Ve Rabbilâlemînin Resûlisin. Bu mektûbu Ebû Bekr bin Ebû Kuhâfe ile sana gönderdim. Ma'lûm ola ki, ben sana îmân getirdim ve sana ümmet oldum. Ebû Bekr bana gelip, rü'yâsını ta'bîr etdirdi. O rü'yâ delâlet eder ki, Ebû Bekr senin vezîrin olur, sonra halîfen olur. Eğer ben sağ olup, hazretine yetişirsem, gelip önünde gâzâ ve cihâd ederim. Eğer yetişmezsem, âhıretde beni şefâ'atinden unutmayasın) diye mektûbu temâm etmişdir.
Hazret-i Ebû Bekr (r.a); ey rü'yâyı ta'bîr eden kişiye:

- Eğer ta'bîr etdiğin gibi olursa, yüz altın dahi bende senin emânetin olsun, dedi.

Şâm seferini bitirip, Mekkeye geldi. Bu hâdiseden oniki sene geçdi. Hak sübhânehü ve teâlâ, hazret-i Muhammede(s.a.v) vahy eyledi. Bir gece o büyük Peygamber, Ebû Kubeys dağına çıkıp, gece yarısında dedi ki: Allahü teâlâya da'vet edenin da'vetini kabûl ediniz. Lâ ilâhe illallah, deyiniz. Ebû Bekr, serîr üstünde yatıyordu. Söylenilenleri işitdi. Eşhedü en lâ ilâhe illallah. Ve eşhedü enne Muhammeden Resûlullah. Birkaç gün sonra, Mekke sokaklarında, hazret-i Resûlullah (s.a.v)ile buluşdu.

Hazret-i Fahr-i âlem ona dedi ki:

- Ne olaydı, islâma geleydin.

Ebû Bekr (r.a) dedi ki:

- Yâ Muhammed(s.a.v)! Peygamber isen mu'cize gösteresin.

Hazret-i Resûl-i ekrem(s.a.v), Ebû Bekrin göğsüne mubârek ellerini dayayıp, şöyle dıvâra yaslayıp, dedi ki,
 
- Sana o mu'cize yetmez mi ki, o rü'yâyı gördün. Yemlîhâ râhibe ta'bîr etdirdin. O zemândan on iki yıl geçdi. Ta'bîr edene on iki dînâr verdin ve yüz dînâr dahâ va'd etdin. Rü'yâyı ta'bîr eden, on iki satır bir mektûb yazıp, sana emânet verdi. Bunları bir-bir görüp, muttalî olup, mektûbda yazılan şudur, şudur deyip, takrîr buyurdular.

Ebû Bekr (r.a) işitip, parmak kaldırıp,

- (Eşhedü en lâ ilâhe illallah. Ve eşhedü enne Muhammeden Resûlullah). Ya'nî sen, o Peygambersin ki, Yemlîhâ râhib senden haber verdi, dedi

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2008-06-13 17:23:14 - merhaba

Yazan: doymadimsana
yüreğinize sağlık çok güzel olmuş sayfanıza hasta kalıyorum bende böyle olsun isityorum ama olmuyor

doymadimsana@hotmail.com

kal sağlıcakla
Bağlantı

2008-05-14 17:40:33 - merhaba

Yazan: doymadimsana
ben bugün değil yarın hiç değil bensizinle bu ailemde bu hayatta sonsuz varım geçiçi olsa bile arkadaşlıklar sayfanıza girmekten zevk alıyorum okumaktan yüreğinze sağlık

doymadimsana@hotmail.com

kal sağlıcakla
Bağlantı

2008-05-10 14:00:29 - merhaba

Yazan: doymadimsana
açıtıyor yokluğun sen yokken annem
nerde ellerin okşa saçlarımı annem
neden kimse senin verdiğini veremiyor
ellerini uzak geliyorum annem
mutluluğu sende gördüm yine ben annem

anneler gününüzü yüreğimle kutlarım

yazmış olduğum şiirin baş harlerini okuyun yorumda

kal sağlıcakla
Bağlantı

2008-05-07 18:55:27 - merhaba

Yazan: doymadimsana
hiç tadım yok mutsuzum şu bir kaç gündür iyice huzursuzum sayfanızdan mutluluk almaya geldim ve size içimi döküyorum belki beni biri anlar diye ben yokum ama yazdığım şiir size kendimin şimdi şu halimi anlatacak şaşkın bir halledeyim

sayfanızda başarılar dilerim

kal sağlıcakla
saygılarımla :gökhan
Bağlantı

2008-04-25 21:55:19 - SEVGİYLE SAĞLICAKLA VE MUTLULUKLA KAL ARKADAŞIM

Yazan: mehpareogt

BİR DOSTLUK ÖYKÜSÜ

Adam ve hayattaki tek arkadaşı olan köpeği
bir kazada birlikte ölmüşlerdi. Diğer alemde
bembeyaz bulutların arasında dolaşmaya
başladılar.Adam çok susamıştı, biraz su
bulabilmek ümüdiyle yürümeye devam
ederken, birden kendilerini muhteşem
bir manzaranın karşısında buldular.
Rengarenk çiçekler,süsler içerisinde bir
bahçe, altından yapılmış bir saray kapısı
ve onları karşılayan beyazlar içerisinde
bir melek. Adam köpeği ile birlikte meleğe
yaklaştı ve sordu. "Burası neresi?"
Melek gülümseyerek ; "Burası Cennet" dedi.
Adam bunun üzerine sevinçle "Harika!" dedi
"Peki bana biraz su verebilir misiniz?
Melek; "Tabi" dedi "İçeri girin, içeride dilediğiniz
kadar su içebilirsiniz." Adam köpeğine
seslenerek "Haydi, gidiyoruz" dedi fakat melek
"Hayvanlar buraya giremez" diyerek köpeğin
içeriye girmesine engel oldu. Adam,
susuzluktan bitap düşen köpeğine kıyamadı.
Onu dışarıda bu halde bırakıp cennete
giremezdi, asıl bu günahtı. Ve adam geldikleri
yönün tam tersi istikamete doğru köpeği
ile birlikte yürümeye devam etti.

Bir süre sonra kendilerini bu kez tozlu,
çamurlu bir yolda buldular. Yolun sonuna
geldiklerinde, çiftlik girişini andıran bir kapıyla
karşılaştılar. Yırtık, pırtık elbiseli bir dede
çıktı karşılarına. Adam sordu;
"Bana biraz su verebilir misiniz?"
Dede "içeri gel" dedi. "Şurada, sag tarafta bir
çeşme var" Adam "Peki bu hayvancağızı da
içeriye sokabilir miyim? o da çok susadı..."
Dede "Tabi"dedi. "Çeşmenin yanında
köpeğinin de su içebileceği bir kase bulacaksın."
Adam köpeği ile birlikte kapıdan içeriye girip
biraz ötedeki çeşmeden doya doya suyunu içti.
Köpek de oracıkta bulunan kaseden doya doya
suyunu içerek, susuzluğunu giderdi. Sonra adam
geri dönerek, girişte bekleyen dedeye sordu;
"Suya doyduk. Allah razı olsun. Peki ama
burası neresi?" Dede "Burası cennet" dedi.
Adam iyice şaşırmıştı. "Ama nasıl olur?!
az önce burası gibi kırık, dökük olmayan
muhteşem bir yere gittik ve kapıdaki melek
oranın cennet olduğunu söyledi... Dede;
"Şu rengarenk çiçeklerle süslü, altın kapılı
yer mi?" dedi. "Orası cehennem" Adam iyice
şaşırmıştı. "Peki ama oradakiler buranın
adını kullanarak insanları kandırıyorlar diye hiç
kızmıyor musunuz?" Dede gülümseyerek
yanıt verdi; "Kızmıyoruz. Çünkü onlar, kendi
çıkarları için arkadaşını, başka canları yarı
yolda bırakanları cenetten uzak tutuyorlar."

Dostlarınızı yarı yolda bırakmayın.
Sadece insanları değil, hayvanları da sevmek,
korumak, kollamak bir insanlık görevi, dostluk
örneğidir.

Bir dostun! üzüntüsüne herkes sempati duyabilir,
bu çok kolaydır. Bir dostun başarısına sempati
duyabilmek ise çok sağlam bir karakter gerektirir.

DOSTLARINIZA DOSTLUĞUNUZU
HİSSETTİRİN.

DOSTLUK HAFTAMIZ KUTLU OLSUN ARKADAŞIM, HER ZAMAN DOSTCA, SEVGİYLE, SAYGIYLA KALMAK UMUDUYLA…
Bağlantı

2008-04-18 08:16:11 - günaydın

Yazan: bulmaca01
Allah’ın rahmeti, bereketi sizinle olsun, gönül güneşiniz hiç solmasın, yüzünüz aydın olsun, kabriniz nur dolsun, makamınız Firdevs, dualarınız kabul olsun. CUMA’nız mübarek olsun..
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Son Yazılarım

Sana o mu'cize yetmez mi ?

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler




Arkadaşlarım

haticeozkan
cennetgozlumasilsevdam
mehpareogt
daisy1
vaktivisal
siyahpatya
FIRAT OĞUZ
1incitanem
herneysem
cansofi
ahsen50
makhina
caferose
ebrugiller
Mehtap İçer
busecegunler
benelifim
fuldaa
dilnisin
Esmâ Lâ'l
bulmaca01
cabukyemek
hazanistan
karakalemlerimiz
sudamlasii
enguzelsarkiler
doymadimsana